| | Üretsiz Blog oluştur

Otomobil

Edo Ferrari Enzo XX Evolution

En yüksek devirli V12

edo

660 beygir gücüne sahip Ferrari Enzo’nun hem sürüş dinamikleri, hem de satış fiyatı ile, dünyanın en özel otomobillerinden biri olduğu söylenebilir. Ancak daha hızlı ve daha özel bir otomobil arayanlara, modifiye firması Edo "çareler tükenmez" demiş ve Edo Ferrari Enzo XX Evolution modelini geliştirmiş.

Edo’nun Ferrari Enzo motorunda yaptığı değişiklikler, motor hacminin 6.0 litreden 6.3 litreye çıkarılmasını, yeni kam millerini, yeni titanyum sübap yayı tutucularını ve bağlantı çubuklarını, modifiye edilmiş silindir başlarını, yeni yüksek performanslı egzoz manifoldlarını, yüksek akışlı katalitik dönüştürücüleri, susturucuları ve hava filtrelerini içeriyor. Standart hidrolik sübap iticiler yerine yeni geliştirilmiş daha sert sübap iticiler koyulmuş ve böylece 12 silindirli motorun 9600 devir/dakika gibi müthiş bir devire çıkabilmesi sağlanmış. Şu anda bu devire ulaşabilen başka hiçbir 12 silindirli motor yok! Ek olarak V12’nin emme sistemi de modifiye edilmiş ve yeni, yüksek performanslı bir debriyaj – “strada” ya da “pista” balata seçenekleriyle ve daha güçlü bir yağ pompası takılmış. Otomobilin gücü 180 bg yükseltilerek 840 bg’ye çıkarılmış. Susturucular çıkarıldığında bu değer 860 bg'nin üzerine çıkabiliyor. Maksimum tork 5800 devir/dakikada 780 Nm.

Yeni Megane Renaultsport 250

Motor kaputunun altındaki, Euro5 uyumlu, 16 valflı, 2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli motor 5500 devir/dakikada 250 bg ve 3000 devir/dakikada 340 Nm maksimum tork üretebiliyor. Bu torkun %80'i 1900 devir/dakikadan itibaren kullanılabiliyor. Bu artışlar turboda değişiklikler yapılmasıyla, sürekli değişken emme valfı zamanlamasıyla ve yakıt enjeksiyonu haritasının gözden geçirilmesiyle elde edilmiş.

ymgan 

Güç aktarımı, daha uzun oranlara ve iyileştirilmiş hassasiyete sahip 6 vitesli mekanik şanzıman ile sağlanıyor. Renault bunun bir sonucu olarak aracın 0’dan 100 km/s’ye 6.1 saniyede çıkabildiğini söylüyor. Aracın ortalama CO2 emisyonu 195 gr/km, kombine yakıt tüketimi ise 100 km'de 8.4 litre olarak açıklanmış.

Renault araçta, harekete geçme performansını iyileştirmek için tasarlanmış PowerStart gibi teknolojiler kullanmış. Araç daha sert yaylar, kilitli diferansiyel, Brembo fren kaliperleri, 18 inç alaşım jantlar ve 235/40 Michelin Pilot Sport 2 lastikler içeren "Cup Suspension Pack" ile de alınabiliyor.

 

Yılın Otomobili Şimdi Artık Spor Steyşın Vagon

Zor ekonomik dönemlerde dahi, müşteriler yepyeni bir otomobil almak üzere büyük talepler oluşturuyorsa , işte bu otomobil, gerçekten çok özel olmalıdır. Bugüne kadar Avrupa’da 80,000 adet Insignia sipariş edildi. Insignia serisine ayrıca üçüncü bir katılımın ilk başlangıcı olan SportsTourer, “2009 Yılının Otomobili’ne sahip olmak için ayrıca bir başka neden daha sunuyor.

opel 

Insignia Sports Tourer; prim yapan birinci kalitede sportif bir karoseri içinde sarma-lanan lider teknolojiler sunmaktadır, ve bunu kendi isminde de ayrıca yansıtır. Anılan model, sedan eşdeğerleri gibi yine aynı atletik, güçlü, şık ve zarif tasarımından gururlanmaktadır. GM Europe Design Başkan Yardımcısı Mark Adams, Insignia’nın tasarımını şu şekilde açıklamaktadır: “Opel Insignia Sports Tourer, heykeltraşlık sanatı ile Alman titizliğini birleştirerek mühendislikte mükem-melik ve kusursuz bir harmoni duygusu yaratıyor.” Ancak Mark Adams şu noktayı da sözlerine ekledi: “Insignia Sports Tourer, kendine özgü ayrı bir kişiliği ile yalnızca sedan’ın bir steyşın vagon versiyonu olmakla yetinmez.” 

Dinamik görünüm; araçta beş kişi için cömert yer boşluğu sağlayan iç mekân ve geniş bagaj bölmesine sahip. Aracın arkası, 1530 litreye kadar hacim sunar. Sports Tourer, sedan modelleri gibi 2.74 metrelik bir dingil mesafesini yine aynı bırakarak 4.91 metrelik toplam için uzunluğuna yaklaşık 8 cm daha ekledi. Insignia Sports Tourer’ın lansmanına ayrıca özellik katmak üzere, sedan modelle-ri için hazır olan yedi motor versiyonuna iki yeni motor daha eklenecektir. 180 hp ve 230 Nm tork değerli 1.6-litrelik benzinli turbo motor da önden çekişli olarak pazara sunulacak. 190 hp ve 400 Nm tork değerli bir 2.0 BiTurbo, bir ilk olarak Uyumlu [Adaptive] 4x4 dört-tekerden çekişli şekilde temin edilecektir. Sonuç olarak, Insignia’nın orta-üst sınıf otomobiller arasında süper olma isteği bir kez daha teyit ediliyor. Tabiî ki bu iki motor, sedan motorları ailesini ayrıca zenginleştirecektir. Daha sonra 2.0 CDTI BiTurbo üzerinden iki motor, anılan mo-torlar serisine katılacaktır. 

HEM 4X4, HEM EN EKONOMİK

teri Daihatsu Terios SUV segmentindeki en uygun fiyatlı 5 kapılı model olarak dikkat çekerken, sürüş konforu, sağlamlığı ve yakıt ekonomisiyle kullanıcıların ilk tercihi oluyor. Türkiye pazarına sunulduğu günden bu yana yoğun ilgi gören Daihatsu Terios, satış fiyatının yanı sıra sürekli 4X4 çekiş özelliği nedeniyle de rakiplerinin arasından sıyrılıyor. Üstelik Terios’ların baz modelinde bile standart olarak sunulan ABS, EBD, ön hava yastıkları, klima, radyo-CD çalar, elektrikli ön ve arka camlar ve yan aynaları kapsayan zengin bir donanım paketi bulunuyor.

Hitap ettiği segmente en yakın rakibiyle arasında 2.000 TL’lik fark bulunan Terios, sunduğu ferah iç mekan, dar alanlarda yüksek manevra kabiliyeti, park etme kolaylığı, düşük yakıt tüketimi ama buna karşılık yüksek güvenlik ve sürüş keyfi ile beklentileri karşılamaktadır. Terios, Türkiye pazarı için özel olarak geliştirilen LPG’li TeriosEco 1.5, versiyonunun yanı sıra iki farklı motor seçeneğiyle farklı ihtiyaçlara cevap veren Terios 1.3 litre 86 HP’lik motoruyla ekonomi öncelikli ama atak bir sürüş sunarken, 1.5 litre 105 HP’lik versiyonuyla da daha sportif ama ekonomiden de taviz vermek istemeyenlerin beklentilerine cevap veren bir model. Terios’da 1.5 litrelik motor seçeneğinde 5 ileri vitesli manuel şanzımanın yanı sıra otomatik şanzıman da isteğe bağlı olarak alınabilmektedir.

ÇİNLİ CASUSLAR OTOMOBİL FUARLARINDA

cin Çinliler, hemen her şeyin taklidini yapmada sınır tanımıyor. Fikri mülkiyet haklarının en çok ihlal edildiği ülkelerin başında gelen Çin'de tüm ünlü marka ürünlerin taklitlerini bulmak mümkün... Çinliler, hemen her şeyin taklidini yapmada sınır tanımıyor. Fikri mülkiyet haklarının en çok ihlal edildiği ülkelerin başında gelen Çin'de tüm ünlü marka ürünlerin taklitlerini bulmak mümkün. Bunların arasında otomobil sektörü de var.

 Ünlü otomobil markalarının nasıl taklit edildiğini anlamak hiç de zor değil. Çin'in ticaret başkenti konumundaki Şanghay'da 13.'sü düzenlenen '2009 Shanghai Auto Show' uluslararası otomobil fuarında bunu görmek mümkün. Zira, sadece basın mensupları ve sektör temsilcilerine açık olan fuarın ilk gününde, ellerindeki fotoğraf makineleriyle yeni çıkan arabaların kaporta, motor, aksesuar gibi yerlerini en ince detayına kadar çeken Çinliler dikkat çekti.

Araç muayene ücretleri

Araç Muayene Tablosu
Araç Türü İlk Muayene
Geçerlilik Süresi
Son Muayenelerin
Geçerlilik Süresi
Muayene Ücreti
Otomobil 3 yıl 2 yıl 88,50 YTL (88.500.000 TL)
Otobüs, Kamyon 1 yil 1 yil 118 YTL (118.700.000 TL)

TÜRKİYE'DE YENİ BİR KORELİ

Türkiye, Koreli otomotiv markası Ssangyoung ile yeniden tanışıyor. Türkiye pazarına uzun yıllar önce az sayıda sunulan, daha sonra Kore’de yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye ile ilgisi kalmayan marka, yeniden Türkiye yollarına çıkmaya hazırlanıyor.koreli
Uzun zamandır Bayraktar Holding’in temsilciliğini almaya çalıştığı, daha önce Mermerler Grubu’nun da peşinden koştuğu Koreli marka, Şahsuvaroğlu’nun oldu. Fakat bu Şahsuvaroğlu, Ford Otosan yetkili başliğini de yürüten değil, onların akrabası Nihat Şahsuvaroğlu oldu.


Daha önce Çinli JAC markasının Türkiye temsilciliğini almasına rağmen ithalat izni alamayan Nihat Şahsuvaroğlu, asıl faaliyetlerini Cezayir otomotiv pazarında yürütüyor. Şahsuvaroğlu, Cezayir’de Honda, Peugeot, Karsan, Ssangyoung, JMC (Çin otomobil markası), Hafei Motor markalarının distribütörlüğünü yürütüyor.


5 MODELİ KAPIDA


Ssangyong marka araçların 5 farlkı modeli Türkiye kapısında. Uzun aradan sonra yeniden satışa çıkacak Koreli’nin lüks pick up ile lüks 4x4 pazarında etkili olması bekleniyor.


Ssangyoung Türkiye temsilcilğini alan Şahsuvaroğlu, otomobil satışındaki deneyimini bugüne kadar 50 bin araç sattığı Cezayir pazarındaki gücüyle de destekliyor. Halen 50 bayilik başvurusunun yapıldığı Şahsuvaroğlu, başlangıçta İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Erzurum, Adana ilerlide 10 civarında bayilik planlıyor. Halen 30 yetkili servis ile anlaştıklarını belirten Şahsuvaroğlu Dış Tic. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Şahsuvaroğlu, “İlk partide 256 araç Kore’den yola çıktı. Bu ay sonu geliyor. Bu süre zarfında araçlarımızın fiyatlandırma çalışmalarını yapıyoruz. Araçlar


8 Ekim’de Türkiye’de olacak. Hedefimiz bu araçların satışını gerçekleştirmek. 5 farklı modelde gelen araçlar lüks 4x4 ve lüks pick up segmentinde yer alacak” bilgisini verdi.


ARAÇLAR DİZEL MOTORLU


Şahsuvaroğlu’nun ithalatına başladığı Ssangyong araçları Action, Action Sport, Kyron, Rexton ve Rodius modellerinden oluşuyor. Action, Action Sport ve Kyron 4x4, 4x2 seçenekli, 2.0 lt turbodizel motorlu modeller olarak farklılaşıyor. Action Sport, lüks pickup pazarında konumlanıyor. Markanın lokomotif aracı ise 4x4 segmentindeki Rexton olacak. 2.7 lt turbo dizel motorlu araç, markanın üst segment 4x4 pazarındaki rekabette vurucu gücü olacak. Ssangyoung’un diğer bir modeli ise Rodius adını taşıyor. Bu araçta 2.7 lt turbo dizel motorlu yedi kişilik bir MPV.




1954’ten beri araç üretiyor


GEÇMİŞ yıllarda Türk pazarında Musso ve Korando modelleri ile beğeni kazanmış olan Güney Koreli Ssangyoung, 1954 yılında kuruldu ve 1986 yılına gelindiğinde Güney Kore’nin ilk 4x4 araçlarını üretmeye başladı. 1990’lı yılların başında Mercedes’in şirkete ortak olması ve sağladığı teknolojik işbirliği sayesinde bu alanda kendini geliştirdi.


AVRUPA’DA SATILIYOR


Modellerinde Mercedes şanzıman kullanan Ssangyong bazı modellerinde Mercedes motor veya Mercedes tarafından know-how verilmiş motorlar kullanıyor. Ssangyong şu anda Avrupa’da İspanya, İtalya ve Fransa gibi AB ülkelerinde satılıyor.




Bayraktar, gümrükten 3 Foton’unu istiyor


TÜRKİYE, otomotivde yeni markalarla tanışmaya devam ediyor. Hintli Mahindra, İranlı Samand, Çinli CherySo marka araçların satışına her an başlanması söz konusu. Hatta bunlardan bazılarının satışları başladı bile. Son dönemin gözdesi Çinli markalardan biri olan Foton da Türkiye’de partner arayışı içindeydi. Bazı modelleri için daha önce Mermerler Grubu ile anlaşan Foton, bazı modelleri için görüşmelerini sürdürüyordu. Bunlar arasında Bayraktar Grubu ile Şahsuvaroğlu da yer alıyordu.


Foton, son olarak bazı modelleri için Bayraktar Grubu ile anlaşmak üzere. Henüz imza atılmamasına rağmen, Foton’un Türkiye’de satılacak bazı modellerinin Bayraktar üzerinden satılması söz konusu. Çinli Foton markasının ticari araçlarını ithal etmeye hazırlanan Bayraktar Holding, yaklaşık 8 aydır gümrükte bekleyen üç araçla ilgili izin prosedürlerini başlattı.


Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, uzun bir süredir Çinli markaların ilgi alanlarında olduğunu, bunlardan biri olan Foton’la ticari araçlar üzerine ön anlaşmayı geçen yıl yaptıklarını söyledi. Bu anlaşmanın ardından Türkiye’ye 3 adet örnek araç ithal ettiklerini belirten Bayraktar, “Ancak, Çin araçları ile ilgili Türkiye’de ithiyatlı bir yaklaşım var. Bu nedenle 8 aydır bu araçlar gümrükte bekliyordu. Ancak seçimin hemen ardından gerek Chery, gerekse Hintli Mahindra ve İranlı Samand’a vize çıkmasıyla bizim marka için de yol açıldı. Şimdi gümrükten bu örnek araçları çekiyoruz ve gerekli tüm izinleri alabilecek testlere sokacağız. Bu markanın farklı araçları da var, örneğin 4x4 arazi araçları, otobüs gibi. Ancak biz sadece ticari araçları ithal edeceğiz. Çünkü grup olarak eksiğimiz olan kısım bu sınıfta ortaya çıkıyor” dedi.



Çıplak getiriyor, giydirip, ihraç ediyor


KÜÇÜK oto uzmanı Daihatsu, ihracata yönelik projelerinden ilkini başlattı. Daihatsu Türkiye, “ithalatçı firma” kimliğinden sıyrılıp, ülke ihracatına da katkıda bulunmaya başladı. Şirket hazırlıklarına 2006 yılında başlayıp, bu yıl gerçekleştirdiği Deltabus projesiyle ihracatçılar arasına katıldı. Cezayir ile başlayan Deltabus ihracatına diğer Afrika ve Körfez ülkeleri ile devam etmeyi planladıklarını ifade eden Daihatsu Türkiye Genel Müdürü Ali Haydar Bozkurt, şunları söyledi: “Kuzey Afrika ülkelerinde midibüs tarzı araçlara yönelik yüksek talep karşısında arz sıkıntısı bu projeyi hayata geçirmemizde ilk adım oldu. Daihatsu ile görüşerek, 2004 yılından beri Türkiye’de sattığımız Delta modelimizi Japonya’dan direk olarak açık şase olarak ithal edip, Türkiye’de midibüse dönüştürülmesi sonucu ilk pilot modelimizi Cezayir Araç Fuarı’na gönderdik. Orada aldığımız olumlu tepkiler sayesinde düğmeye bastık. Bu sene için ayda 40 adet Deltabus üretimi ve ihracatı yapmaktayız. Kuzey Afrika ve Körfez ülkeleri ile görüşmelerimiz son aşamada. 2008 yılında en az dört ülkeye daha ihracata başlayacağız.”




40 milyon $’lık ihracat


DAIHATSU Türkiye, Deltabus için 2008 yılında 1.000 adetlik satış hedefi belirlerken, bu proje ile 40 milyon dolarlık ihracat planlıyor. 3 farklı versiyonda yalnızca dış pazar için üretilen Deltabus’un, Japonya’dan ithal edilen şase dışındaki tüm parçaları Türkiye’den sağlanıyor. Daihatsu Türkiye, ihracat adımını yeni projelerle devam ettirmeyi planlıyor.


HALİL OKŞİT- AKŞAM

Boya ve Kaporta Bakımı Nasıl Olmalı?

kaportaKaportanın altını, çamurluk altlarını ve aracın altını çok çamurlu bırakmamak gerekir. Çamur geç kuruduğu için nemli durur ve kaportada alttan çürümelere yol açar. Kışın çamurluk altlarını periyodik olarak tazyikli su ile yıkamak gerekir. Aracın üzerine gelince; 6 ayda bir cila yapmakta fayda vardır.

Elinize bir büyüteç alın ve otonuzun boyasına bakın. Boyanın üzerinde saç kılları gibi çatlaklar göreceksiniz. Bu çatlakları cila dolduraktır ve nem ve suyun saca ulaşmasını önleyecektir. Boyaya güç katıp canlandıracaktır. Pasta ise her zaman yapılmaz. Çünkü pasta demek bir nevi temizleyici görev yapar. Pasta kaportanın üzerinde çıkmayan lekeler var ise bunları çıkarmaktadır. Çok pasta yapmak arabanın boyasını inceltir. Cila eğer arzu edilirse ayda birde yapılabilir. Şu an piyasada çok güçlü cilalar bulunmaktadır ve de maliyeti yüksektir.

Çok miktarda sıvı sabunla araç yıkamak cilayı aldığından tavsiye edilmez.

Kanat döneminin gösterişli otomobili: Cadillac Coupe de Ville

cadillaccoupe

Otomobil çağının her dönemi kendi özel tarzı ve teknoloji eğilimiyle anımsanır. Ama hiçbir dönem ABD’deki 1950’lerin ortasından 1960’lı yılların ortasına uzanan dönem kadar niteleyici değildir. O dönem rock’n roll müziği, arabayla gidilen sinemalar, fast-food yemekler ve yeni expres yollar çağıydı. ABD ulusunun gün geçtikçe kendine artan güveni, acımasız ve çok gösterişli otomobillere yansıyordu. ABD’de otomobil üreticileri arasındaki yarışma kızışmıştı. Her yapımcı, otomobilin göz kamaştırıcılık yarışında rakiplerini geride bırakmasını istiyordu. Yeni heyecanlar için gelen sürekli istekler, Harley Earl, Bill Mitchell gibi tasarımcıların yeteneğini son noktasına kadar zorlamaktaydı.

ABD yapımı otomobillerin görüşünde en çarpıcı özellik, 1950 yıllarındaki kanat kullanımıdır. Sırf gösteriş olsun diye konulan kanatlar, 1950 yıllarının sonunda azalmış, 1970 yıllarındaysa ortadan kalktı. Otomobillerde kromaj ve balık yüzgecine benzer kanatların kullanılması bu dönemin dikkat çeken uygulamalarındandı. Biçim ve gösterişte aşırılıklara kaçılmasına karşın, otomobilin ileriyi görüşü genişleten ön camı ile güçle takviyeli direksiyonu, gerçek ve kalıcı yenilikler arasındaydı.

Dışı büyük, içi küçük
1950’li yılların Amerikan otomobilleri, büyük olmalarına rağmen içleri oldukça küçüktü. Gösteriş uğruna otomobilin içinde çok yer yitirildi. Bu tip otomobillerin bagajları da çok alçaktı. Bu yüzden Ford şirketi, arka koltuğun altını da bagaja eklemişti. İşte, 1950’lerin tipik Amerikan otomobillerinden biri olan Cadillac Coupe de Ville, aşağı yukarı 6 metre boyunda, aşırı kromaj kullanılmış, kanatları uzun bir otomobildi. Bununla birlikte elektrikle açılan otomatik camlar, geriye doğru yatar koltuklar, pürüzsüz çalışan sekiz silindirli motor gibi pek çok teknik özellik de içeriyordu.

Takviyeli direksiyon
Dönemin pek çok otomobilinde olduğu gibi Cadillac’ta da takviyeli direksiyon ve fren donanımı bulunuyordu. Bu tür ağır otomobiller için bunlar hayati önem taşıyordu. Gece karşıdan gelen otomobili saptayıp farları otomatik olarak aşağı indiren “otronik” göz de, Coupe de Ville’in teknik özellikleri arasında dikkat çekiyordu. Ön tarafta koruyucu kauçuk çıkıntılar bulunuyordu. Yine ön kaputta yer alan geniş pancur, serin havanın motor bölümüne girişini sağlıyordu.

Alçak bagaj kapağı
Cadillac’ın alçak bagaj kapağı, dönemin otomobilleri için alışılmamış derecede kullanışlıydı. Ağır eşyaların yüksek bagaj eşiğinden atlatılmasını gerektirmiyordu. Gösterişli kanatlarla süslü jant kapağı, süsleyici nitelikli beyaz çizgili lastik yine otomobile hava katan unsurlar arasında yer alıyordu. İri kromajlı tampon özellikle dikkat çekiciydi. Her şey gösteriş üzerine kurulmuştu. Benzin deposu kapağını gizlemek için üstüne doğru kapanan stop lambaları vardı. Benzer şekilde egzos borusu da gizlenmişti. Öte yandan krom kaplı çelik bölümler, otomobilin ağırlığını, dolayısıyla benzin harcamasını çok artırıyordu. Benzin harcaması, 100 kilometrede 30 litreyi bulabiliyordu. Otomobilin ön tarafını bütünüyle saran yuvarlak uçlu ön cam vardı. Ayrıca 1950 ve 60’ların Amerikan otomobillerinin çoğunda, yan camda orta yerde direk bulunmuyordu. Dolayısıyla camlar indirildiğine sanki hiç cam yer almıymuş gibi açık bir görüntü oluşuyordu.

Görüş Alanı

Sürüş Teknikleriorusalan Araba kullanmayı yeni öğrenen biri için yapılacak en önemli şey nereye gidileceğine bakmaktır. Yeni sürücelere en önce öğretilen; karşıdan gelen araçları takip etmek, seyir edilen şeridi korumak, dikkatin dağılmamamasını sağlamak gibi kurallar önemlidir.

Yeterli tecrübeye sahip olmayan sürücülerin genellikle önlerinde giden arabaya odaklanmak ve başka bir yere dikkat etmemek gibi eğilimleri vardır. Bu davranış direksiyon başına ilk defa oturan biri için doğal ve kaçınılmaz bir reaksiyondur. Tecrübe arttıkça dikkat verilmesi gereken noktalar azalacaktır. Çünkü bu noktalar gün geçtikçe refleks haline dönüşecek ve artık sürücü önündeki aracın da önüne bakmak gibi yetenekleri ve dahasını zamanla kazanacaktır.

Araba kullanmak ellerin, ayakların, ve gözlerin, koordineli bir şekilde çalışması ile insan vücudunun tümümnün performans gösterdiği bir eylemdir. Dolayısıyla araç kullanırken görüş alanının, sürücüye bağlı olarak, arttırılması tecrübeyle kazanılacak bir durumdur.